top of page

EKED’i İlk Kez Kuranlar İçin En Sık yapılan 6 Hata ve Kolay Çözümleri

  • Baser İş sağlığı ve Güvenliği
  • 4 gün önce
  • 6 dakikada okunur

Hata 1: EKED’i “sadece şalter indirmek” sanmak


EKED’i ilk kez kuran işletmelerde en yaygın yanlış başlangıç, enerji izolasyonunu “şalteri indirince iş bitti” gibi görmek. Şalteri indirmek, fişi çekmek veya vanayı kapatmak elbette önemli bir adım; fakat EKED’in asıl farkı, enerjiyi kapatmanın ötesinde yeniden devreye alınmasını fiziksel olarak engellemesidir. Çünkü sahada risk genellikle “enerjiyi kapatmadık”tan değil, birinin fark etmeden tekrar açmasından veya sistemin kendiliğinden devreye girmesinden doğar.


Küçük işletmelerde bu daha sık yaşanır: aynı ekipman gün içinde farklı kişiler tarafından kullanılır, biri “iş bitti sandım” diye şalteri kaldırabilir veya “makine çalışmıyor” diyerek fişi takabilir. Bu noktada kilitleme olmadığı için enerji bir anda geri gelir. EKED’in mantığı, enerji kaynağına kilit takarak “bu ekipmanda çalışma var” mesajını fiziksel bir bariyere dönüştürmektir.


Bir diğer kritik konu, enerjinin her zaman tek kaynaktan gelmemesidir. Bazı makinelerde elektrik kesilse bile pnömatik/hidrolik basınç, yay kuvveti veya hareketli parçaların atalet enerjisi risk oluşturabilir. “Şalter indi” diye güvenli sanılan bir ekipman, içeride birikmiş enerji nedeniyle tehlikeli kalabilir. Bu nedenle EKED, sadece elektrik değil, sahadaki tüm enerji türlerini kapsayan bir yaklaşım olarak düşünülmelidir.


Kolay çözüm: “Kapat + Kilitle + Etiketle” üçlüsünü standart yapın


Başlangıç için karmaşık prosedürler gerekmez. Pratik ve anlaşılır bir standart yeterlidir:


  • Enerjiyi kapat (şalter/fiş/vana)

  • Kilitle (yeniden devreye almayı fiziksel olarak engelle)

  • Etiketle (kimin çalıştığı ve ne zaman biteceği belli olsun)


Bu üçlü yerleştiğinde EKED, “bir düğmeye basıp geçmek” değil, sahada herkesin uyduğu gerçek bir güvenlik standardına dönüşür.


vana üzerinde asma kilit


Hata 2: Etiketlemeyi formalite görmek (kim, ne zaman, neden belli değil)


EKED’i ilk kez kuran işletmelerde etiket, çoğu zaman “takılsa da olur, takılmasa da olur” gibi görülür. Oysa etiket, kilitlemenin sahadaki iletişim tarafıdır. Kilit tek başına “açma” mesajı verir; etiket ise şu soruların cevabını netleştirir: Bu kilit kimin? Ne işi yapıyor? Ne zamandan beri? Kimle konuşacağım?


Etiketleme zayıf olunca sahada tipik bir karışıklık oluşur: Kilit görülür ama sahibi belli değildir. Bu durumda insanlar iki uçtan birine kayar: ya iş durur (“kimin kilidi bu?” diye beklenir) ya da daha kötüsü, kilit “nasıl olsa unutulmuş” denilerek devre dışı bırakılmaya çalışılır. Küçük işletmelerde işlerin hızlı akması gerektiği için bu risk daha yüksektir. Etiketsiz kilit, özellikle ortak ekipmanlarda ve aynı alanda birden fazla iş yürürken ciddi bir belirsizlik üretir.


Etiketleme bir diğer konuda da kritik: EKED’i yeni kuran işletmelerde sorumluluk kültürü oturmadığı için insanlar “ben söylemiştim” tarzı sözlü iletişime güvenmeye çalışır. Sözlü iletişim ise vardiya değişiminde, mola dönüşlerinde, başka birinin araya girmesinde kolayca bozulur. Etiket, sözlü iletişimin kaybolduğu yerde standart sağlar.


Kolay çözüm: Etiketi “minimum bilgiyle” standartlaştırın


Etiketin uzun formlar gibi olması gerekmez; hatta çok detay, sahada uygulanmayı zorlaştırır. Başlangıç için etiket üzerinde şu 3 şeyin net olması yeterlidir:


  • İsim (kilidi takan kişi)

  • Tarih/Saat (ne zamandır çalışma var)

  • Kısa not (bakım/temizlik/arıza gibi)


İletişim ihtiyacı varsa telefon eklenebilir ama etiketin doldurulması 10 saniyeyi geçmemelidir. Amaç evrak üretmek değil, sahada belirsizliği bitirmektir.


Hata 3: Sıfır enerji doğrulamasını atlamak


EKED’i ilk kez kuran işletmelerde en tehlikeli atlanan adım, “enerji gerçekten kesildi mi?” kontrolüdür. Kilitleme ve etiketleme yapıldığı için herkes kendini güvende hisseder; fakat sistemin içinde kalan birikmiş enerji veya yanlış izolasyon noktası, kazayı bir anda geri getirebilir. EKED’in mantığı sadece “kapattık” demek değil, enerjinin fiilen sıfırlandığını doğrulamak üzerine kuruludur.


Sıfır enerji doğrulaması atlandığında en sık yaşanan durumlar şunlardır: Şalter inmiştir ama yanlış devre kapatılmıştır; fiş çekilmiştir ama ekipmanın ikinci beslemesi vardır; vana kapanmıştır ama hat içindeki basınç boşaltılmamıştır; hareketli parçalar durmuştur ama yay/atalet gibi mekanik enerji hâlâ risk üretir. Bu senaryolarda kilit takılı olsa bile tehlike devam eder, çünkü sorun “yeniden açılma” değil, “zaten içeride kalan enerji”dir.


Bu adımın küçük işletmelerde daha sık atlanmasının nedeni, işlerin hızlı ilerlemesi ve alışkanlıkların “kapat–başla” şeklinde olmasıdır. Ancak doğrulama yapılmadığında, bakım sırasında beklenmedik bir hareket, ani basınç boşalması veya sistemin devreye girme davranışı ciddi sonuçlar doğurabilir. Sıfır enerji doğrulaması, işin başında 20–30 saniye kazandırır gibi görünse de, aslında uzun vadede kazaları önleyerek en büyük zaman ve maliyet kaybını engeller.


Kolay çözüm: Doğrulamayı “tek bir standart hareket” haline getirin


Sıfır enerji doğrulamasını karmaşıklaştırmadan, ekipmana uygun tek bir kontrol standardı belirlemek yeterlidir. Örneğin:


  • Elektrikli ekipmanda kontrollü şekilde “çalıştırmayı deneme” (çalışmamalı)

  • Basınçlı sistemlerde basınç göstergesi kontrolü ve gerekiyorsa tahliye

  • Hareketli parçalarda beklenmeyen hareket olmadığını görsel olarak doğrulama


Buradaki kritik nokta şu: Doğrulama, kilidi taktıktan sonra yapılır ve herkesin bildiği standart bir adım olur. Böylece EKED, “kâğıt üstünde” değil, sahada gerçekten güvenli çalışan bir sisteme dönüşür.


Hata 4: Yanlış/eksik ekipmanla her şeyi çözmeye çalışmak


EKED’i ilk kez kuran işletmelerde sık görülen bir diğer hata, “birkaç kilit aldık, her yerde kullanırız” yaklaşımıdır. Niyet iyi olsa da pratikte bu yaklaşım iki problem doğurur: ya kilitleme noktaları doğru şekilde kilitlenemez (kilit fiziksel olarak uymadığı için) ya da çalışanlar “uğraştırıyor” diyerek EKED’i atlamaya başlar. EKED’in sürdürülebilir olabilmesi için ekipman, sahadaki enerji kesme noktalarına uygun olmalıdır.


Küçük işletmelerde enerji izolasyon noktaları genelde çeşitlidir: bazı ekipmanlar fişten beslenir, bazıları şalterle yönetilir, bazı hatlarda vana vardır, bazı makinelerde birden fazla enerji kaynağı aynı anda bulunur. Tek tip ekipmanla bu çeşitliliği yönetmeye çalışmak, “kilidi bir şekilde tutturma” gibi riskli pratiklere yol açar. Bu da kilitlemenin güvenilirliğini düşürür ve EKED’in temel amacı olan fiziksel engel zayıflar.


Eksik ekipman başka bir davranışı da tetikler: çalışanın işi tamamlamak için alternatif üretmesi. Örneğin kilit çoklayıcı yoksa iki kişi aynı noktada çalışırken “bir kişi kilitler, diğeri güvenir” gibi hatalı bir düzen oluşabilir. Etiket yoksa sözlü iletişimle idare edilir. Vana kilidi yoksa “kapattık işte” denir. Bu küçük “idare”ler, EKED’in sahada bir standart olarak oturmasını engeller.


Kolay çözüm: Minimum seti enerji tipine göre doğru kurun


İlk kurulumda amaç çok ekipman almak değil; temel ihtiyaçları doğru seçmektir. Pratik yaklaşım şudur:


  • Elektrik ağırlıklı işletmeler için: emniyet kilitleri + etiketler + şalter/devre kesici kilitleme + fiş kilitleme

  • Basınçlı hat olan yerler için: yukarıdakilere ek olarak vana kilitleme

  • Aynı ekipmana birden fazla kişi müdahale ediyorsa: mutlaka kilit çoklayıcı


Bu çerçeve, “her şeye uyan tek çözüm” arayışını bitirir ve EKED’in uygulanabilirliğini artırır. Ekipman doğru olunca, çalışanların EKED’i uygulama motivasyonu yükselir; çünkü süreç zorlaşmaz, kolaylaşır.


Hata 5: Kilit disiplinini kurmamak (kilidi başkası söküyor)


EKED’i yeni kuran işletmelerde sistemin “kırıldığı” an genellikle şudur: Kilidi takan kişi dışında biri kilidi sökebiliyor. Bu tek davranış, EKED’in güvenilirliğini sahada bir anda bitirir. Çünkü kilitlemenin mantığı, ekipman üzerinde çalışma varken enerjinin yeniden devreye alınmasını fiziksel olarak engellemektir. Kilit bir başkası tarafından çıkarılabiliyorsa, artık ortada güvenli bir engel yoktur; sadece “görünürde” bir uygulama vardır.


Küçük işletmelerde bu hata şu gerekçelerle normalleşebilir: “Acele iş var”, “adam dışarı çıktı”, “kilit kaldı”, “makine lazım.” Bu gerekçeler anlaşılır görünse de sonuç aynı yere çıkar: Bir kişi hâlâ ekipman üzerinde çalışırken enerji geri gelebilir. Bu risk, işletme büyüklüğünden bağımsız olarak en ciddi kazalara neden olabilecek risklerden biridir.


Kilit disiplininin zayıf olması bir başka sorun daha üretir: çalışan güveni düşer. EKED’in herkes tarafından ciddiye alınması için çalışan şunu bilmelidir: “Ben kilitlediysem kimse açamaz.” Eğer sahada “açan açıyor” algısı oluşursa, çalışanlar EKED’e güvenmez ve zamanla prosedürü uygulama isteği azalır. Böylece EKED, sürdürülebilir bir güvenlik standardı olmaktan çıkar.


Kolay çözüm: “Kişisel kilit” kuralını net ve değişmez yapın


Yeni başlayan işletmeler için en basit ve en etkili kural şudur:


  • Kilidi takan kişi, kilidi söken kişidir.


Ekipman üzerinde birden fazla kişi çalışıyorsa her kişi kendi kilidini takar; kilit çoklayıcı bu yüzden önemlidir. Böylece herkes, kendi kilidi sökülmeden enerjinin geri gelmeyeceğini bilir.


İstisnalar elbette olabilir (kilit sahibi sahada değilse gibi). Ama istisna olacaksa bile “gelişigüzel” değil, önceden tanımlanmış bir yönetim şekliyle yapılmalıdır. Aksi halde istisna, kısa sürede kuralın yerine geçer.


Hata 6: Sürekliliği unutmak (istasyon, takip, eğitim)


EKED’i ilk kez kuran işletmelerde başlangıç motivasyonu genelde yüksektir: ekipman alınır, birkaç uygulama yapılır, “tamam kurduk” denir. Sonra günlük tempo devreye girer ve EKED yavaş yavaş gevşer. Bunun nedeni çoğu zaman “kötü niyet” değil; sistemin sürdürülebilirliğini sağlayacak küçük yapı taşlarının eksik olmasıdır. EKED, bir kez yapılan bir iş değil, tekrar eden bakım ve müdahalelerin doğal parçası olmalıdır.


Sürekliliğin bozulduğu yerler genelde benzer olur: kilitler dağınık hale gelir, etiketler biter, ekipmanların yeri değişir, yeni gelen çalışan prosedürü bilmez, bir iki kez “aceleden” atlanır ve bu atlama normalleşir. Bu noktada EKED, sahada bir standart gibi değil “zaman olursa yapılan” bir alışkanlık gibi algılanmaya başlar. En tehlikelisi de budur; çünkü uygulama tutarsızlaştığında kimse neye güveneceğini bilemez.


Küçük işletmelerin avantajı, bu sürdürülebilirliği çok basit şekilde sağlayabilmeleridir. Büyük şirketlerde sayfalarca prosedür gerekirken, küçük işletmede birkaç net düzen ve kısa bir rutin yeterli olur. Önemli olan, EKED’i kişilere değil iş akışına bağlamaktır.


Kolay çözüm: 3 basit standart ile sistemi “kendini koruyan” hale getirin


Sürekliliği sağlamak için karmaşık yöntemler gerekmez. Aşağıdaki üç standart, küçük işletmelerde EKED’i kalıcı hale getirir:


  1. Tek bir EKED noktası (istasyon düzeni): Kilitlerin ve etiketlerin yeri sabit olmalı. Herkes nereden alacağını, nereye koyacağını bilmelidir.

  2. Kısa tekrar eğitimi: EKED’i herkes bir kez öğrenir ama unutma hızlı olur. Yeni başlayan biri olduğunda veya belirli aralıklarla kısa bir hatırlatma yapılmalıdır.

  3. Sorumluluk netliği: Ekipmanların eksik kalmaması ve düzenin bozulmaması için bir kişi (işletme sahibi/usta başı) “EKED düzeninden” sorumlu olmalıdır.


Bu üçlü kurulduğunda EKED, yoğunluk arttığında bile “dağılan bir uygulama” olmaktan çıkar.


Özet:


EKED’i ilk kez kuran işletmelerde en sık yapılan hatalar genellikle aynı noktada toplanır: izolasyonu yeterli sanmak, etiketlemeyi önemsememek, sıfır enerji doğrulamasını atlamak, yanlış/eksik ekipmanla idare etmek, kilit disiplinini zayıf bırakmak ve sürdürülebilirliği unutmak. Bu hataların iyi tarafı şudur: her birinin çözümü basittir ve büyük yatırımlar gerektirmez. Doğru yaklaşım, EKED’i küçük ama net standartlarla kurup herkesin aynı şekilde uygulamasını sağlamaktır.

Yorumlar


bottom of page