top of page

Slice vs MARTOR vs Klever: Depo-Kargo İçin Doğru Güvenli Bıçak Nasıl Seçilir?

  • Baser İş sağlığı ve Güvenliği
  • 26 Ara 2025
  • 6 dakikada okunur

Önce doğru soru: “Hangi bıçak daha iyi?” değil “Hangi istasyona hangi bıçak?”


Depo ve kargo operasyonlarında güvenli bıçak seçimi çoğu zaman yanlış bir soruyla başlar:

“Slice mi daha iyi, MARTOR mu, Klever mı?”


Aslında doğru soru şudur:

“Bizim depoda hangi istasyonda ne kesiliyor ve risk nerede oluşuyor?”


Çünkü bu üç markanın da güçlü olduğu yerler farklıdır. Bir markanın bir depoda “efsane” çalışması, başka bir depoda “ekip kabul etmedi”ye dönebilir. Bunun sebebi kalite değil; eşleştirme hatasıdır. Yanlış istasyona yanlış bıçak tipi gittiğinde:


  • Bıçak “kesmiyor” diye bastırılır → kontrol kaybolur

  • Ürün hasarı artar (koli içine dalma, ambalaj yırtma)

  • Paylaşımlı kullanımda bıçak açık unutulur → kaza riski yükselir

  • Sonuçta falçata geri gelir ve dönüşüm çöker


Bu yüzden bu yazıda markaları “en iyi–en kötü” diye değil, senaryo bazlı ele alacağız. En sonunda da depo-kargo için işin çok pratik bir çıktısını vereceğiz:

“Şu istasyonda şu tip bıçak mantıklı; şu risk varsa şu güvenlik seviyesi daha doğru.”


Depo-kargoda 4 ana senaryo (bant/streç, standart koli, kalın karton, iade masası)


Slice, MARTOR ve Klever’ı doğru karşılaştırmanın tek yolu önce depoyu “bıçak açısından” sınıflandırmaktır. Çünkü depo-kargoda kesim işi aslında 4 temel senaryoda dönüyor. Hangi senaryonuz baskınsa, hangi marka/ürün ailesi sizin için daha mantıklı olur.


Senaryo 1: Bant / streç / film kesimi (yüksek tekrar, düşük derinlik)


Bu senaryoda amaç şudur: hızlı kes, ürüne dokunma, kontrolü kaybetme.

Tipik yerler:


  • Paketleme masaları

  • Streçleme alanları

  • Ürün yüzeyine yakın film kesimleri


Burada risk genelde “derin kesip ürünü çizmek” ve “çok tekrarda bileği yormak”tır. Bu yüzden bıçakta aranan ana özellikler:


  • Sığ ve kontrollü kesim

  • Ucun ortada dolaşmaması (ürün hasarını azaltmak için)

  • Tek elle kullanım rahatlığı

  • Ergonomi (gün içinde yüzlerce kesim)


Senaryo 2: Standart koli açma (tek oluklu karton + bant)


Depo-kargonun en yaygın senaryosu budur. Burada bıçak hem bantla hem kartonla uğraşır. İdeal bıçak:


  • Kartonda takılmadan kaymalı

  • Koli içine dalmayı zorlaştırmalı

  • “Kesmediği için bastırma” ihtiyacı doğurmamalı


Risk noktaları:


  • Koli üst bandında ürün hasarı

  • Yan kesimle ürünün çizilmesi

  • Kör uçla bastırma kaynaklı kontrol kaybı


Bu senaryoda “genel standart bıçak” seçimi yapılır; yanlış seçim depoda en çok şikâyet aldığın yer olur.


Senaryo 3: Kalın karton / ağır işler (çift oluklu, sert paketler)


Bazı depolarda ağır karton, çift oluklu koli veya kalın ambalaj yoğun olur. Burada “çok güvenli ama zayıf” bıçaklar ekipte kabul görmeyebilir; çünkü kesim zorlaşır.


Bu senaryoda ihtiyaç:


  • Daha sağlam gövde

  • Zor kartonda performansı düşmeyen yapı

  • Bastırmayı azaltacak kesim verimi


Risk: Uygun olmayan bıçakla zorlamak → hem kazayı hem ürün hasarını artırır.


Senaryo 4: İade / rework masası (belirsiz paketler)


Burası ürün hasarının en pahalı olduğu yerdir. Çünkü paketleme kalitesi belirsizdir ve ürün çoğu zaman kapağa yakın durur.


Bu senaryoda amaç “hız” değil, zararsız açma standardıdır. İhtiyaç:


  • Ucu mümkün olduğunca gizleyen çözümler

  • Paylaşımlı kullanım varsa otomatik geri çekme gibi ekstra güvenlik

  • Sığ kesim kontrolü


Risk: tek hamlede açma, yan kesim, derin kesim.


Slice hangi senaryolarda öne çıkar? (seramik, kontrol, smart-retract yaklaşımı)


Slice’ı depo-kargoda öne çıkaran temel fikir şu: kontrollü kesim + kullanıcı güveni + sürdürülebilir performans.

Slice ürünleri özellikle “kaza ve ürün hasarı riskini azaltırken, sahada kabul görsün” diye tasarlanan bir yaklaşım sunar. Bu yüzden Slice’ı en doğru konumlandıracağımız senaryolar belli.


3.1 Bant/streç/film yoğun istasyonlar (Senaryo 1)


Bant ve streç kesiminde iki şey kritiktir:


  1. Ürüne dokunmadan kesmek

  2. Gün içinde defalarca kullanımda performansı stabil tutmak


Slice’ın seramik uç ve kontrol odaklı tasarımları, bu tip istasyonlarda avantaj sağlayabilir. Çünkü film/bant kesimi “yüzeye yakın” iş olduğu için, kesimin derine kaçması ürün hasarını artırır. Kontrol ve ergonomi iyi olduğunda çalışan bıçağı daha doğru açıyla kullanır; bu da hasarı düşürür.


Ne zaman özellikle mantıklı?


  • Paketleme masasında bant/streç kesimi çoksa

  • Ürün yüzeyi çizilmeye hassassa (kozmetik, ambalajlı ürün, parlak yüzey)

  • Çalışan sayısı yüksekse ve sahada “güvenlik standardı” oturtmak istiyorsanız


3.2 Paylaşımlı kullanım + yüksek tempo (auto/smart-retract ihtiyacı)


Depoda bıçak en çok şu yüzden kaza üretir:

“Bıçak açık unutuldu.”

Özellikle paylaşımlı kullanımda biri bıçağı bırakır, diğeri eline alırken temas eder; ya da masada açık kalır.


Slice’ın bazı modellerinde (özellikle geri çekme mantığını zorunlu kılan tasarımlar), bu risk zincirini kırmaya yardımcı olacak mekanizmalar bulunur. Bu tür mekanizmalar en çok şu ortamlarda işe yarar:


  • Çok kullanıcı olan paketleme masaları

  • Perakende arka oda

  • Vardiya sayısı fazla depolar

  • Küçük dikkatsizliklerin sık yaşandığı yoğun alanlar


3.3 “Kör uçla bastırma” problemini azaltmak (performans stabilitesi)


Depoda ürün hasarını artıran büyük bir sebep de kör uçtur. Uç köreldiğinde çalışan bastırır; bastırınca kontrol kaybolur ve koli içine dalınır.


Slice’ı bu açıdan değerlendirdiğimizde, uzun süre stabil performans hedefleyen yapı (seramik uç mantığı) bazı depolarda avantaj yaratabilir. Tabii burada kritik nokta şu: Hangi işte, hangi malzemede, hangi kullanıcı alışkanlığında daha iyi performans alındığı mutlaka pilotla görülmeli. Ama “uç yönetimini basitleştirmek” isteyen işletmeler için Slice, mantıklı bir aday olabilir.


3.4 İade/rework masası (Senaryo 4): “Zararsız açma” odaklı kullanım


İade masasında hedef hızlı açmak değil; ürünü çizmeden, ambalajı yırtmadan kontrollü açmaktır. Slice, “kontrol” ve “kullanıcı güveni” tarafına güçlü oynadığı için, iade masası gibi hassas alanlarda değerlendirilmesi mantıklıdır.


Ne zaman özellikle mantıklı?


  • İadeler çok geliyorsa

  • Ürünler hassassa

  • “Paketi açarken ürünü çizdik” şikâyeti varsa


MARTOR hangi senaryolarda öne çıkar? (seri mantığı: gizli uç / retract / heavy-duty seçenekleri)


MARTOR’un depo-kargodaki en büyük avantajı, tek bir yaklaşım yerine farklı güvenlik seviyelerini “seri mantığıyla” sunmasıdır. Yani MARTOR’da genelde şu rahatlığı yaşarsın: Depoyu senaryolara böldüğünde, her senaryo için aynı markanın içinde uygun bir güvenlik seviyesi bulmak kolaylaşır.


Depo-kargo açısından MARTOR’u doğru konumlandıracağımız yerleri yine senaryolar üzerinden düşünelim.


4.1 Standart koli açma ve genel depo standardı (Senaryo 2)


MARTOR özellikle “koli açma + bant kesme” gibi depo-kargonun ana işlerinde sık tercih edilir. Bunun sebebi, gizli uçlu (concealed) yapılarla ürün hasarını azaltmaya odaklanan ailelerinin bu senaryoya çok iyi oturmasıdır. Koli açma masasında doğru bıçak şunları sağlamalı:


  • Kartonda akıcı kesim

  • Koli içine dalmayı zorlaştıran tasarım

  • Kullanıcıyı bastırmaya zorlamayan yapı

  • Denetimde “güvenli kesim standardı” görüntüsü


MARTOR’un seri yaklaşımı burada avantaj yaratır: Depoda tek bir standart kurmak istediğinde, doğru seviyeyi seçip yaygınlaştırmak kolaylaşır.


4.2 Bant/streç alanı ve ürün hasarı hassasiyeti (Senaryo 1)


Bant ve streç kesiminde, özellikle “uç ortada dolaşmasın” beklentisi olan işletmeler için gizli uçlu çözümler öne çıkar. MARTOR’un bu alandaki avantajı, ürün hasarını azaltmaya yönelik kapalı uç yaklaşımını, depo-kargonun günlük ritmine uygun hale getirebilmesidir.


Burada pratik kazanım şudur:

Çalışan “bıçakla işimi görüyorum” derken, tasarım ürün hasarı riskini zaten azaltır. Bu, eğitim yükünü de hafifletir.


4.3 Kalın karton / ağır iş istasyonları (Senaryo 3)


MARTOR’un önemli bir güçlü yanı da, ağır işler için daha sağlam gövde ve daha “zorlu kartonda performans” odaklı seçenekler sunabilmesidir. Kalın kartonda sık yapılan hata şudur: bıçak zor keser, çalışan bastırır, kontrol kaybolur.


Bu tip alanlarda MARTOR’un daha “heavy-duty” yaklaşımı, doğru model seçildiğinde ekip kabulünü artırabilir. Çünkü ekip şunu ister: güvenli olsun ama beni yavaşlatmasın. Ağır iş senaryosunda bu denge kritik.


4.4 Paylaşımlı kullanım ve denetim odaklı depolar


Bazı depolarda kritik ihtiyaç şu olur:

“Benim sahada standardım net olsun, denetimde de güçlü dursun.”


MARTOR’un seri ve model çeşitliliği, bu tür depolarda şu faydayı sağlar:


  • Farklı istasyonlara aynı marka altında farklı güvenlik seviyesi dağıtma

  • Eğitim ve prosedürde “tek marka dilini” kullanma

  • Yedek ve yönetimi daha düzenli kurma (doğru planlandığında)


Klever hangi senaryolarda öne çıkar? (başlık değişimi, pratik yönetim, metal detectable opsiyon mantığı)


Klever’ı depo-kargoda öne çıkaran temel yaklaşım, çoğu zaman “tek parça bıçak”tan ziyade sistem gibi çalışmasıdır. Yani Klever tarafında bazı işletmelerin sevdiği şey şudur: bıçağı bir ekipman olarak değil, yönetilebilir bir kesim çözümü olarak kurgulayabilmek.


Bunu depo-kargo senaryolarına oturtalım.


5.1 Paylaşımlı kullanım ve saha düzeni (özellikle Senaryo 1–2)


Paylaşımlı bıçaklarda iki problem sık olur:


  • Bıçaklar el değiştirir, kaybolur

  • Uç/başlık yönetimi karışır, kör uçla devam edilir


Klever’ın bazı sistemlerinde “başlık değişimi / kartuş” mantığı, sahada yönetimi kolaylaştırabilir. Çünkü kullanıcı için süreç basitleşir: kesim performansı düştüğünde “başlığı değiştir” mantığı oturur. Bu yaklaşım, uç yönetimini standartlaştırmak isteyen depolarda avantaj olur.


Ne zaman özellikle mantıklı?


  • Bıçaklar çok kullanıcı tarafından kullanılıyorsa

  • Ekiplerde “uç değişimi” disiplini oturtmak zor geliyorsa

  • Standart kurmak ve yönetimi basitleştirmek istiyorsanız


5.2 İade masası (Senaryo 4): belirsizlikte kontrollü açma


İade masasında paketler farklıdır; bazıları ince film, bazıları kalın koli, bazıları çok bantlı olur. Burada tek bir hareketle hızlı açma, ürün hasarını büyütür. Klever’ın sistem yaklaşımı ve kontrollü kesim sağlayan çözümleri, iade masasında “zararsız açma” standardına iyi oturabilir.


Burada önemli olan, hangi modelin iade masasına uygun olduğunun doğru seçilmesidir; çünkü iade masası “hız” değil “kontrol” ister.


5.3 Gıda ve üretim ortamlarıyla temas eden depo hatları (metal detectable ihtimali)


Klever’ın depo-kargoda öne çıkabileceği başka bir alan, gıda üretimiyle bağlantılı depolarda veya kalite prosedürleri sıkı işletmelerde görülen metal detectable ihtiyacıdır. Her depoya metal detectable şart değildir; ama şu durumlarda ciddi avantaj olur:


  • Ürün güvenliği ve kontaminasyon prosedürleri sıkıysa

  • Üretim alanına yakın açma işlemi yapılıyorsa

  • Denetim gereği “metal detectable ekipman” standardı varsa


Bu senaryo, depo-kargoda her işletmede çıkmaz; ama çıktığında doğru ürün tercihi fark yaratır.


5.4 Standartlaştırma ve sarf yönetimi (TCO açısından)


Klever’ı bazı depoların sevmesinin sebebi şu olur:

Sarf ve değişim mantığını iyi kurguladığında, işletme “kimin bıçağı ne durumda?” yerine “istasyonun standardı çalışıyor mu?” diye bakar. Bu da TCO (toplam maliyet) açısından avantaj yaratabilir:


  • Kör uçla bastırma azalır

  • Ürün hasarı düşer

  • Kaza riski düşer

  • Yönetim kolaylaşır


Özet


Depo-kargo için “Slice mi, MARTOR mu, Klever mı?” sorusunun tek bir doğru cevabı yok; doğru cevap istasyona ve risk tipine göre değişiyor. Doğru seçimi yapmanın en iyi yolu önce depoyu dört senaryoya ayırmak: bant/streç, standart koli açma, kalın karton ve iade/rework masası.


Slice; özellikle yüksek tekrarın olduğu bant/streç alanlarında, paylaşımlı kullanımda geri çekme disiplininin önemli olduğu noktalarda ve ürün hasarı hassasiyetinin yüksek olduğu operasyonlarda mantıklı bir seçenek olarak öne çıkar. Kontrol ve kullanıcı güveni odaklı yaklaşımı, sahada kabulü güçlendirebilir.


MARTOR; depo-kargonun ana işi olan koli açma standardında, farklı güvenlik seviyelerini seri mantığıyla istasyonlara dağıtmak isteyen işletmelerde güçlü bir çözümdür. Hem gizli uç yaklaşımıyla ürün hasarını azaltma hedefini hem de farklı iş yüklerine uygun seçenekleri tek marka altında kurgulama kolaylığı sağlar.


Klever ise daha “sistem” yaklaşımıyla; paylaşımlı kullanımda yönetimi kolaylaştırmak, başlık/uç değişimini pratikleştirmek ve bazı sektörlerde metal detectable gereksinimini karşılamak isteyen işletmeler için öne çıkabilir. Özellikle standartlaştırma ve sarf yönetimi doğru kurulduğunda toplam maliyet tarafında avantaj yaratabilir.


Sonuç olarak en iyi seçim, “marka yarışına” girmek değil; iş türünü ve riskleri netleştirip pilot uygulama ile sahada doğrulamak ve ardından istasyon standardı kurarak kalıcı hale getirmektir.

Yorumlar


bottom of page